MERSİN DOĞA KOLEJİ MATEMATİK KULÜBÜ
  MATEMATİK HERYERDE
 

 

       


ABD'nin Bilim ve Teknoloji Yönetim Sistemi PDF Yazdır E-posta
Yazar Yabancı   

ABD’nin Bilim ve Teknoloji Yönetim Sistemiyle ilgili bir makale.

 

 

 
ABD'nin Bilim ve Teknoloji Yönetim Sistemi
 
 
 
ABD'nin Bilim ve Teknoloji Yönetim SistemiAmerikanın şu anki zirveye çıkmasında büyük bir rolü olan Bilim ve Teknoloji Yönetim Sistemi şöyledir.
 

 

 

ABD'de AR-GE faaliyetine Federal Bütçe'den büyük ölçüde destek sağlanır. Destekleme için ayrılan fonlar, Federal Hükümet'e bağlı organlar (Federal Ajanslar) eliyle yönetilir. AR-GE faaliyetinin önemli bir bölümü de yine Federal Ajanslar tarafından gerçekleştirilir.

 
 

ABD'de bilim ve teknoloji alanı ile ilgili üst düzeydeki yetki ve sorumluluklar tek bir bakanlık ya da kuruluş bünyesinde toplanmamıştır. Federal AR-GE faaliyetinin büyük bölümünün nispeten az sayıda kuruluş tarafından yürütülmesine ve AR-GE'ye finansman desteğinin büyük bölümü yine az sayıda kuruluş eliyle sağlanmasına rağmen, neredeyse bütün hükümet kuruluşlarının AR-GE sürecinde belli bir rolü vardır. Ama şüphesiz, Savunma Bakanlığı (DOD), Sağlık ve Beşeri Hizmetler Bakanlığı (DHHS), Enerji Bakanlığı (DOE), Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi (National Aeronautics and Space Administration; NASA), Ulusal Bilim Vakfı (National Science Foundation; NSF), Tarım Bakanlığı (USDA), Ticaret Bakanlığı (DOC), İç İşleri Bakanlığı (DOI), Ulaştırma Bakanlığı (DOT), Çevre Koruma Ajansı (Environmental Protection Agency; EPA), Ulusal Okyanus ve Atmosfer Çalışmaları İdaresi (National Oceanic and Atmospheric Administration; NOAA), AR-GE programlarının genişliği açısından, en başta gelen Federal Ajanslar'dır.





    Bal Peteğindeki Matematik

 

BAL


* Altıgenin, eşkenar üçgen ve kareye nazaran avantajlı tarafları…


* Altıgen bir prizma şeklinde olan peteğin, açık ucunu kapatmak için kullanılacak balmumunun israf edilmemesi için, nasıl bir geometri uygulanmalıdır?



Bal peteğinin enteresan mimarisi tarih boyunca insanların ilgisini çekmiştir. Yan yana altıgenlerden oluşan bu yapı, son derece hassas olup ortalama duvar kalınlıkları 0,1 mm’dir. Bu ortalama değerden sapma ise, en fazla 0,002 mm kadardır. Peteklerin inşasında uyulan geometri kaidelerinin ne derece ideal olduğunu anlayabilmek için, matematikî bir bakış açısına sahip olmak gerekir.
Daire, belli bir sabit alanı çevreleyen en kısa kenar uzunluğuna sahip geometrik şekildir. Meselâ alanı 10 cm2 olan kare ve dairenin çevre uzunlukları karşılaştırıldığında, dairenin çevresinin daha kısa olduğu görülür. Ancak bal peteğinin inşasında durum tam olarak böyle değildir. Burada bal peteğinin geniş çerçevesi, eşit ve daha küçük alanlara bölünecektir ve bölme işleminde en az çevre uzunluğuna sahip şekil kullanılacaktır. Çerçeveyi, eşit alanlara sahip küçük daireler şeklindeki peteklere bölmek istersek, yukarıda ifade edildiği gibi en kısa kenar özelliği sağlanacak, fakat dairelerin kenarları arasında kalan boşluklar için daha fazla mum harcanmış olacaktır.
Halbuki bu problemi, en kısa kenar uzunluğu ve en az malzemeyle (mum) çözmek 
 

 Matematik Balina Şarkılarını Resmediyor

 


BALİNA

New York Times gazetesinin 1  Ağustos 2006 tarihli haberinde yer  alan yandaki resimler, bir balinanın şarkısından alınan bir kesitin, dalgacık(wavelet) analizi kullanarak polar koordinatlarda çizilen garfikleridir.Eski bir mühendis olan Mark Fischer, okyanus memelileri olan balinaların büyülü çağrılarını, dijital sinyalleri işleme tekniği olan dalgacık analizi ile görsel birer filme dönüştürüyor.

 

Bir  zamanlar anlaşılmaz gibi görünen dalgacık modeli ve analizi, bugün JPEG resim sıkıştırma, yüksek çözünürlüklü televizyon ve deprem araştırmaları gibi değişik alanlarda kullanılıyor. Bu tekniğin resimde olduğu gibi bilimsel araştırma aracı olarak da kullanılabileceğini söyleyen bilim adamı Peter Tyack, balinaların şarkılarındaki tekrarların insan dilindeki gramatik kurallarla benzerlik gösterdiğini ispatlamak için balinaların iletişimini inceliyor.

 
 

     Mİmarinin olmazsa olmazı 'matematik'

                     

 

                                                 




Karmaşık sayılar

 

Karmaşık sayılar bugün,matematikteki ağırlıklı yerinin yanı sıra hidrodinamik,aerodinamik ve haritacılık gibi birçok alanda vazgeçilmez bir uygulama aracıdır.Elektrikte alternatif akım karmaşık sayılarla ifade edilir ve cebirsel işlemlerde büyük kolaylıklar sağlar.Yeni gelişmekte olan "fraktal geometri" alanında,bilgisayarla yapılan çeşitli grafik ve tasaarımlarda karmaşık sayılar bir anahtar rolü oynamaktadır.Örneğin Yıldız Savaşları (Star Wars) filmi serisinde birçok manzara ve görüntünün bilgisayarla yapımında fraktal geometri ve karmaşık sayılar kullanılmıştır.

 

g

 

 

 

 

 

Barkod

 

Hepimiz günde en az bir kere ihtiyacımız olan herhangi bir ürünü almak için bakkala veya markete gideriz. Aldığımız her ürünün üzerinde değişik kalınlıktaki çizgilerden oluşan bir etiket vardır. İhtiyacımız olan ürünleri aldıktan sonra parasını ödemek için kasaya geliriz. Kasada duran kasiyer satın aldığımız ürünlerin üzerindeki etiketleri tek tek bir el tarayıcısından geçirerek size ödemeniz gereken toplam tutarı söylüyor.


a

Hiç merak ettiniz mi bu etiketler ne işe yarıyor, etiketin üzerindeki rakamlar ve çizgiler ne anlama geliyor? İşte her ürünün arkasında bulunan bu etiketlere BARKOD diyoruz.


Nedir Bu Barkod?


Kısaca; genelde dikdörtgen biçiminde olan, birbirine paralel çizilmiş inceli kalınlı çizgilerden ve bu çizgilerin arasındaki boşluklardan meydana gelen , siyah çubukların oluşturduğu bir sembole barkod diyoruz. Barkod'lar sayesinde bilgisayara otomatik veri girişi hızlı bir şekilde sağlanmaktadır. Günümüzde pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır. (Gazete, dergi, kitap ,ilaç, gıda vs.)


 

EAN-13 sistemi 13 haneden oluşur

b
Birinci kısım: veya simge kodunu gösterir. Her ülkenin kendine ait bir kodu vardır. Türkiye'nin kodu 869 dur. İkinci kısım: Firma kodunu gösterir. Ülke kodundan sonra gelen 4 hanedir. Bu kod TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi ) bünyesinde bulunan Mal Numaralandirma Merkezi'nden alınır.

 d
MATEMATİK VE GENETİK

 

  2001  yılı matematiğin biyolojide oynayacağı rol açısından bir dönüm noktası olacağa benziyor.  Şimdiye kadar deney tüpleri, mikroskoplar, ve pipetler gibi aletlerle çalışan moleküler biyologların pek yakında matematikle de haşir neşir olmaları gerekecek gibi gözükmektedir.

     Cambridge Üniversitesinden Dennis Bray, matematiğin biyolojik sistemlerin analizindeki rolünün gün geçtikçe daha da önem kazandığını ve birçok araştırmacının bu alana yönelmeye başladığını ifade etmektedir.

      Özellikle genetik bilgilerin ve binlerce hücrenin yapısının birbiriyle ve toplu olarak etkileşmelerinin incelenmesinde, matematiksel modellerin kullanılması gerektiği düşünülmektedir. Geçen yılın Temmuz ayında Washington Üniversitesinden George von Dassow ve arkadaşları meyve sineğindeki bir grup geni inceleyerek, bu genlerin matematiksel modelini çıkardılar. Genlerdeki atomların aralarındaki bağlardan, moleküllerin kimyasal özelliklerine kadar birçok değişik parametreyi içerecek şekilde bunu gerçekleştirdiler. Bu matematiksel model, gerçek yapıya o kadar yakın oldu ki, araştırmacılar matematik modellemenin biyolojideki rolünü; “bilmediklerimizi bize açıklaması” olarak tarif ediyorlar.

     

 
  Bugün 1 ziyaretçi (22 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=